<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fatih Şentürk &#187; grafik tasarım</title>
	<atom:link href="http://www.fatihsenturk.com/tag/grafik-tasarim/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.fatihsenturk.com</link>
	<description>photography &#38; design</description>
	<lastBuildDate>Sat, 04 Feb 2012 15:30:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Karmaşa</title>
		<link>http://www.fatihsenturk.com/karmasa/</link>
		<comments>http://www.fatihsenturk.com/karmasa/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Sep 2011 00:56:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[bahçeli]]></category>
		<category><![CDATA[baskı]]></category>
		<category><![CDATA[bilkent]]></category>
		<category><![CDATA[burger king]]></category>
		<category><![CDATA[dominos pizza]]></category>
		<category><![CDATA[grafik tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[t-shirt]]></category>
		<category><![CDATA[the bigos]]></category>
		<category><![CDATA[tish-o]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>
		<category><![CDATA[yemeksepeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fatihsenturk.com/?p=6255</guid>
		<description><![CDATA[Uzun bir aradan sonra yazı yazmaya karar verdim. Buna boşlukta olmanın bir etkisi de olabilir. Ankara dönemi yine başladı. Bilkent&#8217;te Grafik hayatımın üçüncü senesinin yanı sıra, yeni başlangıçlar ve yeni umutlarla bir dönem olacak sanırım. Çekilmek istenmeyen insanlar, yeni boşluklar, sıkıcı ortamlar da bunun yanına eklenen tatlı kısmı sanırım. Biraz gariplerle başlayayım yazıma. Hayatta kimsenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun bir aradan sonra yazı yazmaya karar verdim. Buna boşlukta olmanın bir etkisi de olabilir. Ankara dönemi yine başladı. Bilkent&#8217;te Grafik hayatımın üçüncü senesinin yanı sıra, yeni başlangıçlar ve yeni umutlarla bir dönem olacak sanırım. Çekilmek istenmeyen insanlar, yeni boşluklar, sıkıcı ortamlar da bunun yanına eklenen tatlı kısmı sanırım. Biraz gariplerle başlayayım yazıma.</p>
<p>Hayatta kimsenin kimseden üstün olamayacağını ilke edindiğim bir hayatım var. Başkalarına laf etmeden önce öz eleştiri olarak benim de kıskançlıklarım, kızgınlıklarım belki de bazen, kimilerine ters hareketlerim vardır. Herkeste olduğu gibi es geçiyoruz ve bazı hasır altı ediyoruz. Fakat hizmet sektöründe bazı şeyleri hasır altı edememe gibi bir lüksüm var. Çünkü bizim insanımızın olaylara çok &#8220;sessiz&#8221; kalabilme gibi bir huyu var. Bunu Bilkent&#8217;te yaşadığım bir çok olayda da gözlemlediğim bir şey. Aman benden ses çıkmasın, kimden çıkarsa çıksın durumları çok fazla. Neyse..</p>
<p>Ankara&#8217;ya dönüşte ilk karşılayan durum <a title="Domino's Pizza" href="www.dominos.com.tr" target="_blank">Domino&#8217;s Pizza</a>&#8216;dan geldi. <a title="yemeksepeti" href="http://www.yemeksepeti.com" target="_blank">Yemeksepeti</a>&#8216;nin beni geçindirdiği, benim onu geçindirdiğim bir düzenimiz var. Yemek yemeyi çok seven birisi olarak ve bunun yan ısıra üşengeç birisi olarak bu konuda tercihim hazır ama özenli yemekler üzerine oluyor. Maddi açıdan en uygununu seçebilme avantajı da cabası. 2 aydır pizza yemediğimi fark edip, pizza yeme kararı aldım. Pizza da 2 şey&#8217;den nefret ediyorum. Birisi mısır, diğeri de yeşil biber. Biberi çok severim ama pizza da gına geliyor kendisinden. Neyse. Siparişimi bunun olmaması gerektiğini belirtip kredi kartı ödeme yolunu seçerek tamamladım. Domino&#8217;s Pizza&#8217;nın en sevdiğim kısmında hem pizzaları diğer markalara göre daha güzel ve daha lezzetli, hem de çok hızlı ve sıcak gönderimleri yer alıyor. (Hatta bazen bu yönüyle okulda da tercih sebebi oluyor.) Çok hızlı bir şekilde gelmesine rağmen, pos cihazı yoktu. Bu durumu başka siparişler de yaşadım, eğer hani nakit olarak sıkıntım yoksa insanları yormamak adına ödeyebiliyorum. Ama lakayık tavırlara deli oluyorum. Kimse kimsenin hayrına getir götür yapmıyor. Yemeksepeti&#8217;nde önemli olan not, eğer pos cihazı yoksa ısrarla istemeniz yönünde ama insanları da yormamak adına tercih etmemek gerekiyor. Ama keyfi unutma gibi gösterildiğinde hoşlanmıyorum. Haliyle bazen bu çirkeflik yanımı kullanmam gerektiğini çok hissederim. Ki çoğu zaman getiren kişiden ve hızdan memnun kaldığımda da yorum yazmayı tercih ederim. Yemeksepeti&#8217;nden yorum olarak bu saçma durumu belirttim. Yemeksepeti&#8217;nden geri dönüş maili geldi. Ardından da bugün Domino&#8217;s Pizza&#8217;dan aradılar ve telafi etmek adına tatlı göndermek istediklerini belirttiler ve bende ilgileri için teşekkür ettim. Çikolatalı Sufle, Cinna Stix ve koladan oluşan bir paket göndermişler. Açıkçası çok sufle ve stix sevmeme rağmen bu ince düşünce beni mutlu etti ve bu olumlu noktayı da yazmak istedim. İşine ve müşterilerine önem veren bir firma oluşları hoşuma gitmedi değil. Her zamanki gibi siparişlere devam.</p>
<p>Ama <a title="Burger King" href="www.burgerking.com.tr" target="_blank">Burger King</a>&#8216;den halen nefret ediyorum. (Bu satıra başlarken aklıma geldi son siparişe yorum yazmadım ben, bi yazayım.) &#8220;Fast-food&#8221; denilen sektörün en hızlı alanı olan, 2-2,5 dakika içerisinde hazır olan hamburger, patates gibi hemen soğuyan ürünlerin, ulaşımı bu kadar zor olmamalı. Dağıtım sırası olabilir ama bu kadar rağbet görüyorsan o zaman fazladan kişi çalıştırman şart. Bu konuda en başarısız kurum aslında burası. Hani bir laf vardır ya, bu ülkede pizza bile 30 dakikada geliyor, ambulans bir türlü gelemiyor hesabı; 45 dk&#8217;da gelen bir siparişten de hayır beklenmiyor. Madem bu kadar geç ve buz gibi gelecek, bari en azından şoklanmış &#8220;whooper&#8221; filan satsınlar da, en azından mikrodalgada ısıtıp rahatça yeriz. Soğuk patatesler hiç çekilmiyor zaten. Bari tek hamburger alalım, ısıtırız en kötü. Burger King sanırım en başarısızlar sıralamasında ilk sırayı alır.</p>
<p>İyisi hizmet var, kötü hizmet var, ya çok iyi hizmet? Mayıs sonuna doğru keşfettiğim bir yer aslında, &#8220;<a title="The Bigos" href="http://www.thebigosdiner.com" target="_blank">The Bigos</a>&#8220;. Fiyatlarının bir çok yere nazaran uygun olmasının yanı sıra, menülerinin iyi hazırlanmış olması ve de güler yüzlü hizmet üst planda. Bahçeli 4. Cadde&#8217;de oturduğum için; 6. Cadde&#8217;de yer alması hızlı servise etkili oluyor sanırım, 7. Caddede yine yakında olup gelemeyen Burger King&#8217;e nazaran. Açıkçası burayı, bir gün &#8220;makarna&#8221; yeme isteği üzerine fark ettim. &#8220;Fettucini Alfredo&#8221; dışarıda bir mekanda 12-19 TL arasına yiyebiliyorken, burada 9 TL&#8217;ye güzel ve sıcacık bir makarna yiyebiliyorsunuz. Ürün, kendisini sıcak tutan tabaksı plastik bir kapta ve yanında kolayla beraber geliyor. Açıkçası hem tadına, hem kalitesine, hem de iyi hizmete rağmen çok ucuz. 1 parça da ekmek ekleseler yanına, tadından yenmeyecek hakikaten (: Evet, ekmekle seviyorum makarnayı bile, maalesef bu yüzden çabuk kilo alıyorum. Menünün diğer ürünlerinden henüz tatmaya fırsat bulamadım ama ilk fırsatta deneyeceğim. The Bigos&#8217;u kesinlikle tavsiye ederim, menülerine bakmakta fayda var.</p>
<p>Bu kadar yemekten bahsetmek yeter sanırım. Ankara&#8217;ya dönünce 2 aydır yaşamdan uzak olduğu için ve hazır bir sonbahar temizliği öncesi halıları da yıkamaya verdim. İlk geçen sene yaptırdığım &#8220;Duygusal Halı Yıkama&#8221;yı başarılı sonuçtan dolayı aradım. Telefonu depresyonda açan abimiz maalesef yerinin değiştiği için ve uzak olduğu için, 4. Cadde tarafına artık hizmet veremediğini söyledi. Telefon verdi başka ama ben güvenemedim. Aynı gün elime geçen bir broşür de reklamını gördüğüm, Detay Halı Yıkama&#8217;ya aradım, hemen geldiler, aldılar. Fiyatları da uygundu, bakalım temizliği nasıl olacak..</p>
<p>Sona doğru yaklaşırken, her daim dertli olduğum en önemli konu: &#8220;t-shirt baskısı&#8221;. Hani bir çok ortamda vardır, &#8220;t-shirt yaptırıp bize özel olsa ya&#8221; durumları; biz Grafik öğrencileri için daha fazla. Mükemmel değil ama bir çok insana göre elimiz daha yatkın bu duruma ve güzel sonuçlar almak istiyoruz. Sapık gibi bir sürü yapalım hepsi orjinal olsun durumları da var. Ama gel gelelim hazırlansa bile bu işin baskı aşaması kafayı yediren türden. 2009 yılında bir kararla tipografik olarak hazırladığım 3 renk bir çalışmayı &#8220;tish-o&#8221; markasına gönderdim. Deneyseldi biraz, nasıl baskı yapıyor diye. Maalesef t-shirt geldiğinde sonuç hüsrandı. O vakitten sonra başka yaptırmadım. Son dönemde isteklerim artınca yeniden arayışa girdim (5 aydır filan). İsteklerime uygun baskı firması yine bulamadım ve herkesin önerdiği firma da tish-o idi. Bir çılgınlık yapıp belki 3 senedir değişmişlerdir umuduyla yeni bir tasarım yaptım. İllüstrasyon tabanlı fakat, tek renk siyah idi. Beyaz t-shirt istemediğimden füme rengini seçerek siparişimi verdim. Birkaç gün sonra telefonda, siyah renk text&#8217;in füme&#8217;de çok güzel durmayacağı istenirse beyaz yapılabileceği söylendi. Kafamda çok sıkıntı çıkmadı direkt siyah&#8217;ı beyaz&#8217;a yaparlar diye onay verdim.</p>
<p>T-shirt bugün elime ulaştı. Kargolar konusunda dertli olan ben bu sefer dert etmeyerek kendim gidip aldım. Heyecanlı ama şüpheci bir kimliğe bürünüp poşetinden çıkardım. Yarışma programında son soruda cevabın yanlış olduğunu fark etmek gibi bir hüsran sardı dört bir yanımı. Sebep? Yine baskının kötü olmasıydı. Tek renk bir baskı nasıl bu kadar kötü olabiliyor algılayamıyorum. Bunun yanı sıra,  firmadan tonla t-shirt yaptıranların baskıyı nasıl beğendiğini de anlayamıyorum ama çok mu kötü? Kötünün iyisi bu ama tam olarak iyi değil. Mükemmelliyetçiyim desem tam olarak değilim, sadece benim içime sinmiyor. Özellikle  gittim Canon ile iyi ışıkta çektim ki, insanların aklında kötü olduğunu göstermek için cep telefonuyla çekmiş, düşüncesi olmasın.</p>
<figure id="attachment_6257" aria-labelledby="figcaption_attachment_6257" class="wp-caption aligncenter" style="width: 342px"><a href="http://www.fatihsenturk.com/wp-content/uploads/2011/09/tish-o_baski.jpg"><img class="size-large wp-image-6257 " title="tish-o_baski" src="http://www.fatihsenturk.com/wp-content/uploads/2011/09/tish-o_baski-708x462.jpg" alt="" width="340" height="222"></a><figcaption id="figcaption_attachment_6257" class="wp-caption-text">tish-o baskı kalitesi (2/10)</figcaption></figure>
<p>Ayrıca, taahhütleri ile sonuçları da tutmuyor. Tasarımın png halini kabul eden ama göstermeyen bir sisteme sahip ve bu yüzden jpg haliyle beyaz arkaplanıyla gönderim yaptım. Özellikle 22&#215;30 bir tasarım yaptım. Ne nereye gelecek biliyordum da. Ama nedense boydan 38cm bi baskıyla elime ulaştı. Hani baskı kalitesi neyse de, baskı da sıkıntılı arkadaş, ben anlayamıyorum yani.</p>
<p>Sözün özü; sonuç yine hüsran, umarım iyi yapan bir yer bulabilirim umudunu hala taşıyorum. &#8220;Tish-o&#8221; baskı kalitesi, baskı önerisi puanı 10 üzerinden 2. Tişörtün kalitesi güzel ama baskı kötü olunca neyleyeyim durumları..</p>
<p>Cümlelerimi artık toparlayabilirim. Uzun süredir yazmamanın, konuşmamanın hatta dışarı bile çıkmamanın psikolojik baskısını bu hafta attım sanırım. 2-3 gün eve girmedim neredeyse, Ankara&#8217;yı özlemişim, dışarı çıkmayı, arkadaşlarımı.. Artık dönem öncesi rahatlamak ve hazır girmenin zamanı. Yeni umutlar, yeni hayatlar ve taze başlangıçlar. Belki hayata yönelik savaşlarım daha olumlu olur bu sene.</p>
<p>Buraya kadar hızlı inip ne yazmış bu deyip okuyamayanlar için özet: yemekler, ankara&#8217;da online yemek siparişi, başarısız t-shirt baskısı filan gibi sıkıcı konular. Buraya kadar okuyanlara ise teşekkürlerimi sunuyorum.</p>
<div class="pix_box quotes" style="background-color:#eeeeee; color:#222222; border:1px #dddddd none">dipnot : Sonbahar gelsin artık.</div>
<div class="totop"><hr><a href="#topto"></a></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fatihsenturk.com/karmasa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kısa kısa #2</title>
		<link>http://www.fatihsenturk.com/kisa-kisa-2/</link>
		<comments>http://www.fatihsenturk.com/kisa-kisa-2/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Oct 2010 13:31:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[kısa kısa]]></category>
		<category><![CDATA[ankara]]></category>
		<category><![CDATA[avea]]></category>
		<category><![CDATA[big bang theory]]></category>
		<category><![CDATA[bilkent]]></category>
		<category><![CDATA[cem adrian]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[grafik tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[house]]></category>
		<category><![CDATA[how i met your mother]]></category>
		<category><![CDATA[iphone 4]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp çocuk masalları]]></category>
		<category><![CDATA[letters to juliet]]></category>
		<category><![CDATA[lie to me]]></category>
		<category><![CDATA[nikita]]></category>
		<category><![CDATA[paraflaş]]></category>
		<category><![CDATA[ringlight]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[supernatural]]></category>
		<category><![CDATA[turkcell]]></category>
		<category><![CDATA[uyku]]></category>
		<category><![CDATA[uykusuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fatihsenturk.com/?p=5867</guid>
		<description><![CDATA[Uzun zaman sonra yazı yazmak için güzel bir zaman.. Film izleyemiyorum projelerden arada kafamı kaldırıp izlediğim tek film oldu. Film Letters To Juliet&#8216;i izledim. Başrol oyuncusunun güzelliği ve role uygunluğu mükemmeldi. (Dear John&#8217;da da oynuyordu) Dizi How I Met Your Mother, çok iyi gidiyor hala, çok eğlenceli. Supernatural, Dean&#8217;e yazık. Sam, kardeş değil kalleşsin. Lie [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uzun zaman sonra yazı yazmak için güzel bir zaman.. Film izleyemiyorum projelerden arada kafamı kaldırıp izlediğim tek film oldu.</p>
<h3>Film</h3>
<ul>
<li><strong>Letters To Juliet</strong>&#8216;i izledim. Başrol oyuncusunun güzelliği ve role uygunluğu mükemmeldi. (Dear John&#8217;da da oynuyordu)</li>
</ul>
<h3>Dizi</h3>
<ul>
<li><strong>How I Met Your Mother, </strong>çok iyi gidiyor hala, çok eğlenceli.</li>
<li><strong>Supernatural,</strong> Dean&#8217;e yazık. Sam, kardeş değil kalleşsin.</li>
<li><strong>Lie to Me,</strong> şu zamana kadar seyrettiğim en iyi dizilerden bi tanesi. Dr. Cal Lightman, yürüyüşü, laf sokuşları, ifadeleri süper. Tavsiye edilir.</li>
<li><strong>House, </strong>Çocuk bakıcılığına soyunuyor artık malum Cuddy&#8217;den dolayı, arada hasta muhabbetleri biraz aksasa da. Son bölümdeki çocuğu için, canını veren teyze. Çocuğu yaşattın, sen öldün, kim bakacak lan o çocuğa, arkandakileri düşün az!</li>
<li><strong>Nikita,</strong> ilk bölümünü izledim beğendim ama hala diğer bölümlerini izleyemedim.</li>
<li><strong>The Big Bang Theory, </strong>dün izleyemedim, bugün izlemek için can atıyorum (:<span id="more-5867"></span></li>
</ul>
<h3>Hayat</h3>
<ul>
<li>Avea ile anlaşmazlık hat kapamaya doğru gidiyor. Beni istemeyeni ben hiç istemem diyerek, tek hat Turkcell&#8217;e döneceğim. (7. senemizmiş, 100MB internet 100 sms ve ücretsiz konuşma da gönlümü çelemedi.)</li>
<li>Paraflaşlara alışmaya başladım gibi, ama onla uğraşırken bile, hala en çok sevdiğim el yapımı <strong>ringlight</strong>&#8216;ım..</li>
<li>iPhone 4&#8242;üm hala gelecekte gelecek. O gelince komple hattı kapatmayı düşünüyorum da.</li>
<li>Çok sevdiğim insan geldi Ankara&#8217;ya. Güzel vakitler geçirdim uzun zaman sonra.</li>
<li>ve Sonbahar sinsice yaklaşarak peşimde, geziyoruz hep beraber.</li>
</ul>
<h3>Okul</h3>
<ul>
<li>Grafik ağır gidiyor. Proje üstüne proje biraz zorluyor.</li>
<li>Çok az bi tembelliğim başladı, projeleri aksatmaya başladım son gün yaparak günü kurtarıyorum ama toparlanmam lazım..</li>
<li>O değil de, japonca yalan oldu, üzüldüm mü hayır.</li>
<li>Çok yoruluyorum. 28 saat haftada ders yap, üstüne proje yap. Bizde insanız ya.</li>
<li>Facebook&#8217;tan ağrı kesici sorup (eczaneye gitmeye üşendim), Funda hocanın vermesi, apayrı bi duygu gel-gitlerinde sürükledi. Funda hoca candır, herkese böyle hoca lazım.</li>
</ul>
<h3>Müzik</h3>
<ul>
<li>Klavye ile müzik çabaları baymaya başladı. Sebebi de vaktimin olmaması.</li>
<li>Kulüp mikrofonuyla arada şarkı söyleyip deliriyorum (cidden deliyim ben, çaktırma).</li>
<li><a href="http://www.facebook.com/event.php?eid=146694952031359&amp;ref=mf" target="_blank"><strong></strong></a><strong>10 Kasım </strong>bi de Kasım sonunda <strong>Cem Adrian</strong> İstanbul konserlerinde olacağım. Sanırım.</li>
<li><strong>Kayıp Çocuk Masalları</strong> albümün, fragman&#8217;ınının montajı bitti, ufak ayarlardan sonra, yayacağız.</li>
</ul>
<p>Son olarak; Uykusuzluk beni bitiriyor. Ne uykudan zevk alıyorum, ne de uykusuzluktan. Hayatım çok boktan.<br>
* 29 Ekim Cuma okul olmaması, mis gibi uyuyacağımın habercisi. Bu haftaya daha başlamadan güzel haberlerle girmek, çok güzel..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fatihsenturk.com/kisa-kisa-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimim Ben?</title>
		<link>http://www.fatihsenturk.com/kimim-ben/</link>
		<comments>http://www.fatihsenturk.com/kimim-ben/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 12 Jul 2010 17:48:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Fatih Şentürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Blog]]></category>
		<category><![CDATA[gereksiz]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[bilkent]]></category>
		<category><![CDATA[denizli]]></category>
		<category><![CDATA[fatih şentürk]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[grafik tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[kahperengi]]></category>
		<category><![CDATA[sonbahar]]></category>
		<category><![CDATA[yazı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.fatihsenturk.com/log/?p=12</guid>
		<description><![CDATA[Kısa Kısa paylaşmak gerekirse.. 1988 yılında, Denizli&#8217;de doğmuştur. Ankara&#8217;da yaşıyor. Şu an Bilkent Üniversitesi GSF / Grafik Tasarım bölümü 3. sınıf öğrencisi. Fotoğraf ve Video çekmeyi sever. Yazı yazmayı sever; kahperengi&#8216;de. Uzun uzun paylaşmak gerekirse.. Hakkımda sayfasında yer alıyor.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kısa Kısa paylaşmak gerekirse..</p>
<ul>
<li>1988 yılında, Denizli&#8217;de doğmuştur. Ankara&#8217;da yaşıyor.</li>
<li>Şu an Bilkent Üniversitesi GSF / Grafik Tasarım bölümü 3. sınıf öğrencisi.</li>
<li>Fotoğraf ve Video çekmeyi sever.</li>
<li>Yazı yazmayı sever; <a href="http://www.kahperengi.net" target="_blank">kahperengi</a>&#8216;de.</li>
</ul>
<p>Uzun uzun paylaşmak gerekirse.. <a href="http://www.fatihsenturk.com/hakkimda/">Hakkımda</a> sayfasında yer alıyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.fatihsenturk.com/kimim-ben/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

