Posts Tagged ‘karmaşa’
Açıkcası, yine yemekten devam etmek istedim. Malum, yakından bilenler bilir, yemek konusunda boğazım güzel işler, haliyle de kilo olarak yansıyor, ister istemez.. Bu dertlerden müzdarip olsam da, yemek isteğim bazı yemeklere karşı engellenemiyor.
Bilmeyenler için belirteyim, Denizli’liyim. Denizi olmamasına rağmen, nispet yapar gibi adında deniz olmasına şahsen üzülmekle birlikte, deniz olsa orası nemden yaşanmaz düşüncesiyle bu üzüntümden vazgeçiyorum. Ankara’yı sevme nedenlerimden birisi bu açıkcası. Deniz merakım olmayınca, karmaşanın yaşanmadığı rahat bir şehir beni sevindiriyor. Ankara evet büyükşehir, karmaşa yok mu diyenlere ise; bir tek akşam trafiği zor oluyor, onu da arabam olmadığı için çok sallamıyorum açıkcası.. Yine konuyu dağıttığımı farkettim. kahperengi‘de de böyle oluyor maruz görün. Kafam çok dağılıyor.
Yemekler…. Gece’nin ikisinde bile insanın canı çekiyor aslında, dayanılmaz lezzet dedikleri böyle birşey (benim gibi dayanamayanlar için bu normal bi slogan). Ama tanıtacağım şey gece bulunmuyor malesef.. Eğer güzel bir yerde yiyecekseniz (ki Denizli içinden bahsediyorum) en geç 4′ten sonra bu işin ustaları kapatıyor (Bayramyeri’nde daha çok esnaf lokantası olduğu için, öğlen gidip yemek daha güzeldir), geriye kalan yerlerde yiyorsunuz da işte şöyle böyle..
Evet sevgili konuklar, bugün size anlatacağım yöresel ziyafetimiz; (daha fazla…)
E-posta karmaşası
25 Temmuz 2010 | Hiç Yorum Yok » gereksiz, neden
Uzun süredir internette takılıyorum. Superonline’ın e-pack dönemlerinden, ixir dönemlerine, 146 dönemlerinden, 145′ten bağlanma dönemine kadar; 56K modem ile internet kullanmanın yavaşlığını çekenlerdenim (: Need for Speed II ve Fifa 98 ile başlayan oyun sevdası da o dönemlerde şimdiye kıyasla süper şeylerin olmamasına rağmen neşeli bir dönem geçirdiğimi söyleyebilirim (internetle gelen telefon faturaları hariç). NFS3 ile o küçücük tüplü ekranı da, ikiye bölerek, tek klavyeyle iki kişi oynamanın zevki başkaydı.. Neyse.
Bunca zaman boyunca internette takılmanın getirdiği şeyler arasında, google’ın o zaman çıkardığı gmail hizmetiydi. Davetiye ile üye olunuyordu filan. Ben o zamanlar soyadımı kapatmıştım eposta adresi alarak. Başlarda bunun bilinci olmasa da sonralarda komik durumların oluşabileceğinin göstergesiydi sanırım.. (şimdi daha artistim gittim senturk.net ‘i aldım rahatça eposta konusunda takılıyorum :P )
Eski bir eposta olduğu için her zaman bakamıyorum fakat, girdiğimde de epeyce eğleniyorum. Çünkü malum aynı soyada sahip bir sürü kişi var (benimle aynı isim soyisimde olanları saymıyorum bile). (daha fazla…)








